Sakarya'da 2 yıldır böbrek kanseri ile mücadele eden ve bir böbreği alınan 3 yaşındaki Muhammet Efe Bulat, en büyük hayaline nihayet kavuştu. Küçük Muhammet uzun süredir tanışmak istediği sanatçı Seda Sayan ile canlı yayında bir araya geldi.
Sakarya Lösemili ve Kanser Hastaları Derneği (LÖSDER) destek ve bağışlarından dolayı Kadın Doğum Uzmanı Opr. Dr. Turgay Şenen' i yılın 'Yılın Şefkat Babası' seçti. Şenen' e plaketini, böbrek kanseri 4 yaşındaki Muhammet Efe Bulak verdi.
Çocuk İstiyorum Dayanışma Derneği Sakarya Danışman Doktoru DR. Turgay ŞENEN tarafından düzenlenen Sevgi Çiçekleri Dostluk Ziyafeti büyük bir katılımla gerçekleşti.
Memorial Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. Remzi Aydın, “Bulantı, kusma, sık idrara çıkma ya da bel ağrısı gibi gebelik döneminde yaşanan şikayetlerin sebepleri ve korunma yolları” hakkında bilgi verdi.
Hamilelik süresince anne adaylarının sadece hekimlerinin önerdiği ilaçları kullanması gereklidir. Hekim önerisi olmadan eczaneden alınan kabızlık giderici, uyku yapıcı ilaçlar, sakinleştiriciler, ağrı kesiciler ve aspirin kullanılmamalıdır. En doğrusu çok mecbur kalmadıkça ilaç alınmamasıdır. Memorial Hastanesi Genetik Laboratuvarı Sorumlusu Genetik ve Farmakoloji Uzmanı Dr. Gülay Özgön, kadınların korkulu rüyası olan “Hamilelik döneminde ilaç kullanımı” hakkında bildi verdi.
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Numan Bayazıt, “Günde en az 30 dakika yapılacak egzersiz sağlıklı bir gebelik sürecine katkı sağlar. Sırt ağrıları azalır,uyku kalitesi artar, gebeliğe bağlı şeker riski azalır.” diyor.
Gebelik sırasında kadınlar daha önceden yaşamadıkları pekçok değişik durumla karşılaşabilirler. Özellikle ilk gebeliğini yaşayanlarda bu durumlar bebeğin sağlığı, ve ona zarar verip vermeyeceği konusunda endişeye neden olabilirler.
Sağlıklı bir bebek dünyaya getirmenin bazı özveriler gerektirdiğini kaydeden Dr. Gökmen İyigün, “Anne adayı hamilelik öncesinde ve hamileliği sırasında belli maddelere ve eylemlere karşı çok dikkatle davranmalı, bunların bazılarını ise hayatından çıkarmalıdır. Sağlıklı bir bebek dünyaya getirmek ve büyütmek, kuşkusuz ki, oldukça özel bir dönem olan hamileliğin sağlıklı ve en iyi şekilde geçirilmesine bağlıdır” dedi. Op. Dr. Gökmen İyigün, hamilelik sürecinde anne adayının dikkatli olması gereken konuları ve önerilerini şöyle sıraladı:
Nasıl beslenmeliyiz?’ sorusu gebelerimizden en sık duyduğumuz sorulardan biridir; ‘Çocuğumun fiziksel ve zihinsel gelişimi için neler yemeliyim ve nelere dikkat etmeliyim?’ Gebelikte beslenme, bebeğini sağlıklı olarak dünyaya getirmek isteyen her anne adayının öğrenmek istediği bir konudur.
Akupunktur, artık tüp bebek tedavisinde tamamlayıcı tıp yöntemi olarak kullanılıyor. Tüp bebek uygulamalarında başarı şansını artırdığı öne sürülen akupunktur, tüp bebek yöntemi ile çocuk sahibi olmak isteyenlerin yeni umudu. Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya Anabilim Dalı Öğretim üyesi Prof. Dr. Ayşe Bilgihan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yaklaşık üç bin yıldan bu yana uygulanan, son yıllarda Avrupa ve ABD’de yapılan araştırmalar sonucunda tıp literatürüne giren akupunkturun, özellikle Çin’de geleneksel bir tedavi yöntemi olarak kullanıldığını söyledi.
ABD'deki kısırlık tedavisi kliniklerindeki 361 erkek üzerinde yapılan bir ön araştırmaya göre fazla cep telefonu kullanımının erkeklerde sperm kalitesini bozabildiği belirtildi.
Türkiye'de 2007 yılı sonu itibariyle yaklaşık 40 bin tüp bebek uygulaması yapıldı, yaklaşık maliyet 300 milyon doları buldu. Bakanlığın tüp bebeği sosyal güvence kapsamına alması binlerce aileyi sevince boğdu.
Çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerin korkulu rüyası kısırlık, toplumumuzda her 6 -7 evlilikten birinde görülüyor. Türkiye’de her yıl 600 bin civarında evlilik gerçekleşiyor ve yılda yaklaşık 90 bin çift kısırlık sorunuyla karşılaşıyor.
Tıp dilinde “infertilite” olarak adlandırılan kısırlık, çocuk sahibi olma arzusu olan ve etkili bir korunma yöntemi kullanmadan düzenli cinsel ilişkiye rağmen, çiftlerin bir yıl içerisinde gebelik elde edememelerine denir. Sağlıklı çiftlerin korunmasız ilişkide bulunan %85'i bir yıl içerisinde, % 93’ ü ise iki yıl içinde gebelik elde eder. Tüm dünyada çiftlerin yaklaşık %15’i infertilite nedeni yardımla üreme tekniklerine başvurmak zorunda kalmaktadır. Bu çiftlerin büyük bir kısmında gebe kalamamanın nedenini açıklayacak sebepler bulunabilirken, yaklaşık % 10-15 inde herhangi bir patoloji tespit edilemez. Bu çiftler açıklanamayan infertilite olarak adlandırılırlar.
Tüm yaşayan canlılar yaşamlarını sürdürebilmek için besine gereksinim duyar. Besin çeşitleri ve gereksinimleri canlıdan canlıya çok farklı gibi görünür. Ancak tüm besinler bazı ortak temel elemanlardan oluşur. Bu elemanler karbohidratlar, yağlar, proteinler, vitaminler ve minerallerdir. Bu temel elemanların bazılarını vücut diğer temel elemanları kullanarak üretebilir. Bazıları ise vücut tarafından yapılamaz ve mutlaka dışarıdan hazır alınması gerekir.
Türkiye’de toplum yapısının temelini aile oluşturmaktadır. Bir ailenin devamı için doğurganlığın önemi büyüktür. Çiftlere evlendikten sonra çevrenin ve aile büyüklerinin en sık sordukları soru çocukla ilgilidir. Özellikle kırsal kesimlerde çocuk sahibi olmak mutlak bir gereklilik ve prestij olarak algılanmaktadır. Bu nedenle, evli çiftler 3-4 ay gibi bir evlilik süresi sonunda çocuk istiyorum, bebek istiyorum, diyerek doktor ve hastane kapılarını aşındırmaktadırlar. Kısırlık (infertilite) ülkemizde hem önemli bir sağlık sorunu hem de sosyal sorunlardan biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Doğal olarak da kısırlık şüphesi ile sağlık kurumlarına yapılan başvurular oldukça fazladır.
Günümüzde doğal yollardan gebelik elde edemeyen hastalarda gebelik elde etmek için uygulanan üremeye yardımcı teknikler teknolojik yeniliklere paralel olarak hızla gelişmektedir.Uzun yıllar yumurtlamanın uyarılmasını kapsayan ovülasyon induksiyonu tedavileri,bunlara tedavide ek olarak I.U.I. (aşılama) yapılması gibi tekniklerle,gebelik elde edilemeyen hastalara umut vaad edilmiştir.1978 yılında ilk IVF uygulamasi ile üreme tıbbında yeni bir devir açilmış,buna 1992 yılında ICSI(mikroenjeksiyon) tekniğinin eklenmesi ile özellikle ağır erkek kısırlığı vakalarında daha yüksek gebelik oranlarına ulaşmak mümkün olmuştur.Her geçen yıl laboratuvar koşullarında gelişmelerin olması, alternatif ovülasyon indüksiyonu metodlarının ortaya konması ile gebelik oranları artmaya baslamıştır.